
Hayvancılık bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de ulusal beslenmenin yanında, ihracatın artırılması, sanayiye hammadde sağlanması, bölgeler ve sektörler arası dengeli kalkınmanın istikrar içinde başarılması, kırsal alanda gizli işsizliğin önlenmesi gibi önemli bir çok sosyo-ekonomik fonksiyonlar üstlenmiştir.
Günümüzde gelişmiş ülkeler tarım ve hayvancılık sektörlerinde ülkelerinde istikrarı sağlamakta ve ihracatçı konumda yerlerini almaktadırlar. Bunu, bitkisel ve hayvansal üretimi daha akılcı ve ekonomik politikalarla destekleyerek başarmaktadırlar.
Ülkemiz coğrafi özellikleri bakımından her türlü hayvansal ürün üretimi için önemli potansiyele sahiptir. Ancak, 1980'li yıllarda uygulanan yanlış politikalar sonucunda bu sektör çok büyük bir darbe yemiş, hayvansal ürünler ihraç eden Türkiye, kendi kendine yetemez hale gelmiştir. Özellikle son 20 yılda yaşanan bu gerilemede, ülkemizin kaliteli hayvan ve yem kaynaklarından yoksun oluşu, salgın hastalıkların sürekli, sağlık korumanın yetersiz, çiftçilerimizin eğitimsiz ve örgütsüz oluşu ile hayvancılığın kalkındırılması amacıyla uygulamaya çalışılan düzenlemelerin yetersiz oluşunun payı büyüktür. Ülkemizde hayvancılığının geliştirilmesi için pek çok girişimler yapılmış, ancak bu girişimler temel sorunlar dururken, geçici önlemler şeklinde olmuştur. Sonuçta gelinen noktada insanımız hayvancılıktan uzaklaşarak eskiden kendi ürettiği eti, sütü, yumurtayı şimdi satın alır hale gelmiştir.
Ülke hayvancılığımızın bu vahim durumdan kurtulması ve genel ekonomi içinde hakkettiği seviye ulaşabilmesi için hayvancılıktaki yol haritalarının tekrar çizilerek kalıcı tedbirlerin bir an önce alınması gerekmektedir. Hayvancılık sektörünün ekonomide hak ettiği yeri alabilmesi için “Modern besicilik teşvik edilmeli, entegre besi çiftlikleri desteklenmelidir. Besi organize bölgesi kurulmalı küçük çaplı işletmeler daha organize ve daha rantabl hale getirilmelidir. Kırsal alanda küçük ve büyükbaş besicilik teşvik edilmeli ve kâr oranı daha cazip hale getirilmeli, yem desteklemesi verilmelidir. Et üretimi yüksek ırklar ıslah edilerek iç piyasa ve Avrupa'da rekabet edecek hale getirilmeli, et ve süt ırkları ıslahı için damızlık çiftlikler teşvik edilmeli, etten alınan yüzde 8 KDV yüzde 1'e indirilmeli, süt kuzusu kesimleri ve ihracatı zorlaştırılmalı, bilinçli koyunculuk teşvik edilmeli bunları hem kırsal alana yaymalı hem de kanatlı hayvanlarda olduğu gibi entegre tesisler teşvik edilmelidir.
İnsanımızın yeterli ve dengeli beslenmesinde önemli rolü bulunan, sosyal ve ekonomik etkileri olan hayvancılık sektörünün yeniden yapılandırılması çiftçilerimizi rahatlatacak, ülkemiz hayvancılığını umutsuzluktan kurtaracaktır.
Saygılarımla
Yönetim Kurulu Başkanı
Fikri KOÇ