Haftalık Bülten (Müstahsil)
Arpa: 20,00 TL     Buzağı: 40.404,04 TL     Dana: 162.240,29 TL     Düve: 80.808,08 TL     Et Dana: 619,97 TL     İnek: 174.242,43 TL     Kabak Çekirdeği 2 Kalite: 68,00 TL     Kabuklu Fındık Fiyat Farkı: 4.811.208,19 TL     Koyun Sütü: 88,00 TL     Patates 2.Nevi: 7,00 TL     Yemlik Buğday: 12,00 TL    

Başkanın Mesajı

Mustafa GENÇ

Sakarya Ticaret Borsası

Yönetim Kurulu Başkanı

Değerli Üyelerimiz

Cumhurbaşkanlığımız tarafından onaylanarak Resmî Gazete’de yayımlanan Ulusal Su Planı (2026–2035)’e ilişkin değerlendirmelerimi siz değerli üyelerimizle paylaşmak isterim. Son yıllarda ülkemizde ve dünyada etkisini giderek artıran kuraklık, iklim değişikliği ve nüfus artışı gibi faktörler, su kaynaklarının yönetimini stratejik bir mesele haline getirmiştir.

Bu çerçevede özellikle vurgulamak isterim ki; su artık yalnızca doğal bir kaynak olarak değerlendirilemez. Tarımın sürdürülebilirliği, gıda arz güvenliği ve ekonomik istikrarın en temel unsurlarından biri haline gelmiştir. Bu nedenle her fırsatta dile getirdiğim gibi: Suyu doğru yönetemeyen ülkeler, yarın gıdayı da yönetemeyecektir.

Ulusal Su Planı verileri ülkemizde kullanılan suyun yaklaşık yüzde 75’inin tarım sektöründe tüketildiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu oran, tarım sektörünün su yönetimindeki sorumluluğunu ve aynı zamanda taşıdığı stratejik önemi gözler önüne sermektedir. Tarım, sadece ekonomik bir faaliyet değil; aynı zamanda toplumların gıda güvenliğini doğrudan etkileyen hayati bir alandır. Bu nedenle suyun verimli kullanımı kadar, üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması da büyük önem taşımaktadır. Su verimliliğini artıran uygulamaların yaygınlaştırılması, basınçlı sulama sistemlerine geçişin hızlandırılması ve üretimde kaynak etkinliğinin sağlanması artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Bununla birlikte, su yönetimi yalnızca teknik bir konu değil; aynı zamanda planlama, eğitim ve bilinç meselesidir. Tarımda su kullanım alışkanlıklarının değiştirilmesi, doğru ürün deseninin belirlenmesi ve suya uygun üretim planlamasının yapılması gerekmektedir. Havza bazlı yönetim anlayışının güçlendirilmesi, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının dengeli kullanılması ve su kayıplarının en aza indirilmesi bu sürecin temel unsurları arasında yer almaktadır.

Bu dönüşüm sürecinin başarıya ulaşabilmesi için üreticilerimizin desteklenmesi büyük önem taşımaktadır. Modern sulama sistemlerine geçişi kolaylaştıracak finansman imkânlarının artırılması, sulama altyapısının çağın gereklerine uygun şekilde modernize edilmesi ve çiftçilerimize yönelik eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarının yaygınlaştırılması gerektiğine inanıyorum. Aynı zamanda dijital tarım uygulamaları, sensör teknolojileri ve veri temelli yönetim sistemleri gibi yenilikçi çözümlerle suyun daha etkin kullanılması mümkün hale gelecektir.

Sakarya özelinde değerlendirdiğimizde ise ilimizin sahip olduğu verimli topraklar ve güçlü üretim kapasitesi, tarımda önemli bir potansiyeli beraberinde getirmektedir. Ancak bu potansiyelin korunması ve gelecek nesillere aktarılması, su kaynaklarımızın bilinçli ve dengeli kullanımına bağlıdır. Bölgemizde suyun doğru yönetimi, yalnızca bugünkü üretimi değil, aynı zamanda yarınlarımızın gıda güvenliğini de doğrudan etkilemektedir.

Sonuç olarak, değerli okurlarımız, su kaynaklarımızın korunması, verimli kullanılması ve sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi, güçlü bir Türkiye’nin inşasında temel unsurlardan biridir. Ulusal Su Planı’nın bu anlamda önemli bir yol haritası sunduğuna inanıyor; bizler de üzerimize düşen sorumluluğu kararlılıkla yerine getirerek çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Sakarya Ticaret Borsası